|
Gülsüm ana bakakalmıştı üç oğlunun arkasından… Kolay değildi üç oğlunu birden savaşa göndermek…
Yıl 1914… Osmanlı’nın zor yılları… Düşman Çanakkale’yi geçerse koskoca bir imparatorluğun sonu olurdu… Çanakkale geçilmemeliydi. Eli silah tutan herkes cepheye koşuyordu… |
|
Devamını oku...
|
|
|
Londra'daki camii'ye yeni bir imam gönderilmiş. Adam şehire gitmek için hep aynı otobüse biniyor ve çoğu zaman aynı söföre rastlıyormuş.
Bir Gün, bilet alırken söför yanlışlıkla 20 kuruş fazla vermiş. Imam yanlışlığı oturunca, parasını sayınca fark etmiş. Kendi kendine düşünüyormus "20 kuruşu geri versemmi şöföre?"... ama içinden bir ses diyormuşki "çok gülünç bir sayı, ve söförün umrunda değil. |
|
Devamını oku...
|
|
|
Üç ayların kendilerine mahsus bir tadı bir şivesi vardır ki, onları yılın diğer aylarından ayırır.. her ayın güzellik ve nefâsetinin zâhirî duygularımızla hissedilip yaşanmasına mukâbil, bu müstesna zaman dilimi kalble ve bâtınî duygularla yaşanır. Bu aylarda gönül dünyalarına yönelen insanlar, iman ve iz’anlarından fışkıran ışıklarla eşyanın perde arkasını süze süze, duygularıyla, içinde ebedî bir ömür sürecekleri firdevslere uyanmış ve ulaşmış gibi olurlar. Onlar için bu aylardaki günler, geceler, hatta saatler ve dakikalar âdeta bir başka büyüyle gelir-geçer; gelip geçerken de derecesine göre herkese mutlaka birşeyler fısıldar. |
|
Devamını oku...
|
|
|
|
<< Başa Dön < Önceki 1 2 Sonraki > Sona Git >>
|